Bir yoksul hastalığı: Görünmezlik - M.Ender Öndeş

  • Tarih: yalinosgb tarafından 05.11.2014 - 13:23 tarihinde gönderildi
meslek-hastaliklari-ender-ondes

Büyük Perulu romancı ve isyancı Manuel Scorza’nın “Toprak Acısı” isimli romanını üçüncü kez okuyorum ve sanırım ömrüm yettikçe birkaç kez daha okurum. Peru’nun yoksul köylülerinin büyük öfkesini ve ayaklanmasını kıtaya özgü fantastik bir dille anlatan romanda efsanenin nerede başlayıp gerçeğin nerede başladığını anlamak bir hayli zordur. Örneğin romanın başkişisi Garabombo, “görünmezlik” hastalığına yakalanmıştır! Köylüler onu görürler tabii ama ağalar ve devlet görevlileri asla göremezler. Garabombo her yere girer çıkar, valiliğin kapısından ıslık çalarak süzülür, hatta bu sayede bütün kontrol noktalarından elini kolunu sallayarak (ve tabii ki görünmeden) geçerek ayaklanmanın hazırlıklarını yapar, ilişkileri kurar... Çünkü o, “görünmez”dir.

Ama sonra, çok sonra, cezaevinde siyasi tutsakların arasında kalırken, hastalığının gerçek nedenini anlar: “Onu görmüyorlardı, çünkü görmek istemiyorlardı. Nasıl şikayetleri, haksızlıkları, kötülükleri görmüyorlarsa, onu da görmüyorlardı.”

***

Ebola Nehri, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Ekvator vilayetinin ormanlarında akan küçük bir nehir... Nehrin suçu yok; virüs 1976’da ilk orada keşfedildiği için o isim verilmiş. Şimdilik resmi rakam olarak 5 bin yoksul insan yaşamını yitirdi; gerçek rakamın bundan çok daha yüksek olduğunu da herkes biliyor; çünkü insanlar, karantinadan korktukları için çoğu kez ailedeki hastaları bildirmiyorlar. Sierra Leone, Liberya, Gine, Nijerya... Duvarlarda “Ebola is real” (Ebola gerçektir) diye yazıyor, çünkü halkın önemli bir bölümü, bu salgının batılılar tarafından uydurulmuş bir şey olduğuna inanıyor; hatta bazen hastaneleri basıp ölmek üzere olan virüslü yakınlarını kaçırıyor, doktorlara saldırıyor. Kör inanç gibi görünebilir ama yüzlerce yıl her türlü alavere dalavere ile kandırılmış olan insanlar söz konusuysa o kadar erken hüküm vermemek gerekiyor. Üstelik bir de örneğin Liberya’nın başkenti Monrovia’nın gecekondu mahalleleri sık sık karantina bölgesi ilan ediliyor, hastalık yetmezmiş gibi kurşunlar da havada uçuşuyor. Bu arada, tarım tümüyle bittiğinden açlık büyümekte...

Sonra, bir gün, milyonlarca “görünmez” Sierra Leoneli, Liberyalı, birden görünür oluveriyorlar. Çünkü kahrolasıca uçaklar, kahrolasıca yolcularını taşırken virüsü de yedi iklim dört bucağa ve bu arada tuzu kuru Avrupa ve Amerika’ya taşımaya başlıyor, havaalanlarında kimin ateşi kaç derece ölçülmeye başlanıyor. Ve aynen AIDS’te olduğu halde birden Ebola da “görünür” oluveriyor! Daha doğrusu mikroskobun gördüğünü herkes görmeye başlıyor. Tıp merkezleri aşı üzerine çalışıyor; “merak etmeyin çaresini bulacağız” deniliyor; kimsenin adını bilmediği “görünmez” ülkeler ajanslarda kendine yer buluyorlar. Bu ülkeleri korkunç bir yoksulluk girdabına iten kapitalist sistem, belleğini harekete geçiriyor yavaş yavaş...

Ebola is real! Evet, öyle. Ebola gerçektir! Sierra Leoneliler vardır; Liberya diye bir ülke envanterlerimizde mevcuttur ve elmas madenlerinden ibaret değildir; Nijerya bir ülkedir ve orada insanlar yaşamaktadır...

Sistem böyle çalışıyor işte.

***

Bir şey daha var ama...

Scorza’nın romanının bir yerinde, isyancılara ültimatom vermeye gelen Kaymakam, köylülere “Sorumlu kim, komuta kimde?” diye sorduğunda, Garabombo “benim” diyerek iki kez öne çıkar. Ama o “görünmez”dir yine de. Sonra, üçüncü kez, “benim” dediğinde, Kaymakamın gözü açılır birden ve onu, Garabombo’yu görür. Görmek zorundadır artık; çünkü gerçekten de ayaklanma lideri olarak muhatap alacağı tek kişi odur. Köylüler rahat bir soluk alır; Garabombo “görünmezlik” hastalığından kurtulmuştur!

Ermenek, Soma ve aslında biz, hepimiz... Kendimizi gerçekten göstermezsek, nasıl kurtulabiliriz ki bu hastalıktan? Garabombo’nun görünür olmasının sonucu tabii ki mermiler tarafından da “görülmek”tir ama zaten tarih boyunca bu işin tehlikesiz bir yolu hiç olmadı ki! Alt tarafı iki yüz bin nüfusu olan Kobanê kasabası, nasıl da birden “görünür” oluverdi, hatırlasanıza?