Ofiste çalışıyorsanız, dikkat edin!

  • Tarih: YALIN OSGB tarafından 23.10.2014 - 12:25 tarihinde gönderildi
ofiste-calisiyorsaniz-dikkat-edin

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tayfun Apuhan, özellikle plaza çalışanlarını uyararak, sürekli dört duvar arasında olmanın, psikolojik ve fiziksel birçok hastalığa davetiye çıkardığını söylüyor ve korunma yöntemlerini anlatıyor.

Solunum yolları mesleki ve çevresel faktörlerin en çok etkilediği organlarımızdır. Kış aylarında kapalı alanlarda fazla vakit geçirilmesi özellikle ofislerde çalışanlarda görülen solunum yolları enfeksiyonları dünyada en sık rastlanan ve en fazla iş gücü kaybına yol açan hastalıklardır. Bağışıklık sistemi düşük kronik hastalığı olanlar, yaşlılar, özellikle çocuklar, üst ve alt solunum yolu ile ilgili kronik sinüzit ve bronşiti olanlar öncelikli tehlike altındadır. Klimatize işyerleri ve büyük otellerde çalışanlar ve havalandırma işçileri riskli gruplardır. Bakteriyi alan kişinin vücut direnci de çok önemlidir. Bebek, çocuk ve yaşlılar, şeker hastaları, alkolikler, kortizon tedavisi alanlar, kemoterapi görenler, böbrek yetersizliği ve kronik akciğer hastalığı bulunanlarda hastalığın oluşumu daha yüksek orandadır. En yaygın kolaylaştırıcı faktör ise sigara içimidir.

Çalışan insanların çoğu, zamanlarının büyük kısmını ofis ortamında geçiriyor. Sürekli dört duvar arasında olmak, psikolojik ve fiziksel birçok hastalığa davetiye çıkarıyor. Klimalar, ofis çalışanları için kurtarıcı gibi gözükse de, bu durum zaman zaman olumsuz etkilere yol açabiliyor. Ofis ortamında kullanılan havalandırma ve ısıtma sistemleri, bilgisayarlar ve fotokopi makineleri tehlike saçıyor. Alerjik hastalıkların sıklığı, teknolojinin gelişimine paralel olarak artıyor. Kişilerin kapalı ve dar alanlarda topluca bulunmaları, açık sahada çalışmaktan ofiste çalışmaya dönüş, halı döşemeler, sigara alışkanlığının yayılması, katkı maddesi içeren hazır gıdaların tüketilmesi, ofislerde kullanılan havalandırma ve ısıtma sistemleri gibi faktörler sonucu alerjik hastalıklar, endüstrileşmiş yöreler ve kentlerde daha sık görülmeye başlandı. Alerjik hastalıklar bazen bir meslek hastalığı şeklinde ve işyeri ortamında bulunan bir alerjenle temasa bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu açıdan özellikle ofis ortamları risk taşır. Şikayetlerin işe girdikten sonra başlaması, tatil zamanlarında azalması mesleğe bağlı alerjileri düşündürür. Ofis ortamlarında çalışanda binanın yapımında kullanılan malzemeler, kapalı ortamda içilen sigara, yer döşemelerinde kullanılan halılar, bilgisayar tozları, klimalarda kolonize olan bir takım mikroorganizmalar ve tozlar alerji açısından risk taşır açıklamasında bulundu.

İç ortamlarda ve klima tesisatı elemanları üzerinde üreyen ve yayılan mikroorganizmalar asıl tehlike kaynağını teşkil ederler. Ayrıca bu mahallerde bulunan yapı malzemelerinden, eşyalardan ve insanlardan çıkan tanecikler, sigara dumanı, radon gazı ile formaldehit gibi kirleticiler de buna ilaveten ortam havasında bulunabilmektedirler.
Ofis ortamında insan sağlığını en çok tehdit eden kirleticilerin başında mikrobiyolojik kirlenme gelir. Havada bulunabilecek mikroorganizmaların konsantrasyonu ortamdaki hava değişim oranı, veriş havasının mahalde yarattığı türbülans derecesi ve mahalde üretilen mikroorganizma gibi faktörlere bağlıdır.
Bir enfeksiyonun hastalığa neden olacak şekilde kişiye iletilmesindeki faktörler şunlardır:
•Enfeksiyona maruz kalan bireyin bağışıklık sisteminin hassasiyeti,
•Maruz kalma süresi,
•Mikroorganizmanın öldürme gücü,
•Nefes alma oranı,
•Enfeksiyonun geçme yolu (nefes alma, gözler ve burun gibi)

Bu faktörler tek başına hastalığa neden olamaz. Kişinin sağlık durumu ve bağışıklık kabiliyeti gibi özellikleri de en az alınan mikroorganizma dozu ve süresi kadar önemlidir.
Eğer özellikle nem – hava koruma özelliği olan klimalar seçilmemişse, havayı kurutması nedeniyle üst solunum yollarının koruyucu bariyeri olan nem ortadan kalkar ve hem filtre edici hem de partikülleri tutucu etkisi zayıflar. Koruma mekanizması devreden çıktığı için solunum yollarına yabancı partiküllerin geçişi de kolaylaşır.
Klimaların üflediği hava solunum yolundaki lokal bağışıklık sistemini zayıflatarak virüslerin ve bakterilerin yerleşmesine ve çoğalmasına neden olabilir. Klimanın çalışması ile havadaki nem oranı azalmakta ve mekanda yoğunlaşan kuru hava burun içi dokularda ve boğazda tahrişe neden olabilmektedir. Klimalar, solunum yollarının kendini temizleme mekanizmasını bozan kuru hava nedeniyle işlevini gereği gibi yapamadığı için solunum yolu hastalıkları riskini ortaya çıkarmaktadır.
Sürekli nemli olan klima filtrelerinde zamanla mantarlar ürer. Bu mantarlar, zaman içinde soluduğunuz havaya da karışarak tedavisi oldukça güç olan burun ve akciğer mantar enfeksiyonlarına neden olmaktadır.

Bulaşıcı mikroorganizmalara örnek olarak insanlarda geçen ve soğuk algınlığı, kızamık, grip, zatürre, suçiçeği virüsleri ile tüberküloz ve bronşit bakterileri verilebilir. İnsanlar, bulaşıcı hastalıkların çoğunun tabii kaynağıdır.