İş güvenliği uzmanına tatbikat şart

  • Yazar: YALIN OSGB Tarih: 18/05/2018 Cuma - 12:22:49 - 137
rustu-ucan-meslek-hastaliklari-vakfi

HANİFE SEVİNÇ - İskele çökmesi, inşaattan parça düşmesi, elektrik çarpması, kazı alanında çökme, göçük altında kalma, yangın, elini, kolunu ve bacağını makineye kaptırma gibi hayati tehlike oluşturabilecek iş kazalarının yaygın görüldüğü Türkiye'de, iş güvenliği uzmanlarının pratiğinin eksik kaldığı belirtildi.

AA muhabirinin sorularını yanıtlayan Meslek Hastalıkları ve İş Kazalarını Önleme Vakfı Başkanlığını yürüten Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Rüştü Uçan, iki yıllık yüksekokullar ve lisan eğitimi alanlarla birlikte Türkiye'de 130 bine aşkın iş güvenliği uzmanı bulunduğunu söyledi.

Avrupa ülkeleriyle karşılaştırıldığında Türkiye'deki iş kazalarının 10 kat fazla olduğunu vurgulayan Uçan, "Ölümlü kaza sayısı çok fazla. Buradaki temel sıkıntı insan yapımızdan kaynaklanıyor. İşveren, işçi, mühendis, iş güvenliği uzmanı olsun genelde kurallara uymada sıkıntımız var. Türkiye'de en çok iş yapan inşaat sektörü olduğu için en çok kaza da yüksekte çalışmada oluyor. Bunlar gerekli güvenlik önlemleri alınarak azaltılabilir." diye konuştu.

İş güvenliği önlemlerinin hepsinin maliyetli olmadığını vurgulayan Uçan, şöyle devam etti:

"Ön koltukta emniyet kemeri takmaya alıştık ama arka koltukta da emniyet kemeri var, kimse takmıyor. Yine bir iş kazası olduğunda maliyetinin işverene çok iyi anlatılması lazım. Doğacak sıkıntıdan dolayı yaşayacağı maddi kaybın iş güvenliği uzmanlarınca ifade edilmesi gerekir. İşverene 'Sağlıksız, işçi ölebilir.' dediğiniz de tam önlem alınamayabilir. Bir kaza olduğunda maddi kaybının büyük olacağını düşünerek iş güvenliğinin ekonomik yönünü de anlatmak gerekir. Önlem alınırken ve kaza meydana geldiğinde harcanacak paranın muhasebesini işverene iyi anlatılması lazım."

- "Tatbikatlı eğitim sahaları gerekir"

Dr. Öğretim Üyesi Rüştü Uçan, iş güvenliği eğitimlerinde pratik yapmanın önemine değildi.

İş kazalarını önlemek için üniversite olarak iş güvenliği derslerinin tatbikatlarına ağırlık verdiklerini belirten Uçan, şu bilgileri verdi:

"Üniversitede Yüksekte Çalışma Platformu'nu kurduk. İş güvenliğinin nasıl alınacağını tatbikatla gösteriyoruz. Yangın güvenliğini tatbikatla gösteriyoruz. Öğrencilerin teorik dersler kadar pratik derslere de girmesi lazım. Bununla ilgili üniversitelerde laboratuvar sisteminin kurulması gerekir. Yani emniyet kemerini nasıl kullanacağını, can halatını nasıl çekileceğini bilmediği vakit, sahada bunu öğretmesi zor oluyor. Bunun için tatbikatlı eğitim sahaları gerekir. Kişinin görmediği, uygulamadığı şeyi yaptırması mümkün değil. Sahadaki 130 bin iş güvenliği uzmanının branşlarına göre eğitimi pratik olarak uygulanmalı."

Uçan, iş güvenliği ekipmanlarının da ihtiyaca göre belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

- "İş güvenliğine gönül veren hocaların önünün açılması lazım"

Rüştü Uçan, iş güvenliği eğitimi alanında yeni bir organizasyona gidilmesi gerektiğini belirterek, 4 yıllık lisans eğitimini tamamlayanların mezun olduğunu, artık bu işin sahiplerinin piyasa çıktığını söyledi.

Bu alanda eğitim veren yüksekokullarının 4 yıllığa tamamlanması gerektiğini belirten Uçan, şöyle konuştu:

"İki yıllıklar kapatılıp 4 yıllığa geçilmesi gerekecek. Üniversitelerde eğitim verecek hoca sayımız çok az. İş güvenliğine gönül veren hocaların önünün açılması, iş güvenliğinin tanımlanması, hocaların doçent olabilmesi lazım. Birçok kişi doktora yapıyor ama geleceklerini göremiyor. Bunların doçent olmaları için iş güvenliği dalının tanınması gerekir. Yetişmiş bir hoca kadrosu şu anda sağlanamıyor. 4 yıllık iş güvenliği lisansı, makine, maden mühendisliği ya da sağlık bilimleri gibi başka bilim dallarının altında açıldı. Daha önce iş güvenliği mühendisliği kurulması için istekte bulunduk ama bir gelişme sağlanamadı. Doçentlikle ilgili önümüzdeki engelin kaldırılması için YÖK'e başvuracağız."

Uçan, iş güvenliğiyle ilgili verilen derslerin de standardı olmadığını, hoca kadrosuna göre ders açılarak eğitim verildiğini ifade ederek, iş sağlığı ve güvenliği sisteminin siyam ikizleri şeklinde yürüdüğünü, iş sağlığı ve güvenliğinin ayrı yapılandırılması gerektiğini vurguladı.