İş Hijyeni ve Disiplinlerarası Çalışmanın Önemi

İş Hijyeni ve Disiplinler Arası Çalışmanın Önemi

Doç. Dr Suphi Ural

(Çukurova Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, Maden Mühendisliği Bölümü)

1. Tanımı ve Kapsamı:

Hijyen sözcüğü genel olarak, “sağlığa zarar verecek ortamlardan korunmak için yapılacak uygulamalar ve alınan temizlik önlemlerinin tümü” olarak tanımlanmaktadır. Türk Dil Kurumu (2010) tarafından ise hijyen, “sağlığın hastalanmadan önce korunması ile ilgili bilimsel incelemelerle uğraşan tıp dalı” olarak tanımlanır.

İş Hijyeniişyerinde hastalığa neden olabilecek, sağlık ve iyilik halini bozabilecek, işçiler ve toplumdaki bireyler arasında önemli ölçüde huzursuzluk ve verimsizlik yaratabilecek çevresel tehlikeleri ve stresleri önceden gören, değerlendiren ve kontrol altına alan bir teknik ve sosyal bilim ve sanattır (BOHS, 2010).

İş hijyeni uygulamaları üç temel adımı kapsar; (i) Mesleksel tehlikelerin belirlenmesi, (ii) Değerlendirilmesi ve (iii) kontrol altına alınmasıdır. Mesleksel tehlikeleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  1. Kimyasal tehlikeler: Çalışma ortamına (havaya, gıdaya, kullanılan araç ve gereçlere veya insan vücudunun dış ortamla temas eden kısımlarına) karışabilen, çevrenin sağlıklı yaşama uygun kimyasal bileşimini az veya çok değiştiren etkenlerdir.
  2. Fiziksel tehlikeler: Çalışma ortamındaki sıcaklık ve basınç, elektromanyetik ve iyonlaştırıcı ışınlar, gürültü, titreşim, sıcaklık, nem vb fiziksek etkenlerdir.
  3. Biyolojik tehlikeler: Böcekler, bakteriler, virüsler, mantarlar
  4. Ergonomik tehlikeler: Doğru tasarlanmamış el aletleri,  ve çalışma alanları, vücut-iş ilişkisi, tekdüzelik, iş baskısı ve yorgunluk, iş güvencesinin olmaması
  5. Sosyal Problemler

2. İş Hijyenistinin görevleri:

İş hijyeninin uygulayıcısı olan hijyenistler, çevre koşullarını dikkate alarak, işçinin sağlığı ile ilgilenir.

İş hijyenistlerinin görevleri aşağıdaki gibi sıralanabilir (Taşyürek, 2000):

  • İş tanımlarını yapmak, işlemleri, işlemlerde kullanılan maddeleri ve ürünleri tanımak. Bu maddelerden kaynaklanabilecek olası tehlikeleri ve riskleri saptamak,
  • Tehlike ve risk analizi yapmak,
  • Etkili kontrol yöntemlerini saptamak,
  • Gerekli ölçme işlemlerini yapabilmek için uygun yöntemleri ve cihazları seçmek,
  • Gerekli ölçümleri yapmak veya yaptırtmak,
  • İş çevresinin sağlık koşullarını olumsuz etkileyebilecek nedenlerini saptamak,
  • Korunma önlemleri gerekiyorsa kural, standart ve prosedürleri hazırlamak,
  • İşçiler, işveren temsilcileri, işverenler ve halk için eğitim programları hazırlamak,
  • Meslek hastalıklarının varlığı ve olasılığını ortaya çıkarabilmek için epidemiyolojik çalışmaları yönetmek,
  • Maruziyet sınır değerler ve standartları uygulamak ve geliştirmek.

İş hijyeni disiplini aşağıdaki bilim alanlarında eğitim almayı gerektirmektedir:

  • Temel Bilimler (biyoloji, kimya, matematik, istatistik, fizik)
  • Biyoistatistik, epidemiyoloji, toksikoloji,
  • Biyolojik, kimyasal ve fiziksel tehlikeler, ergonomi
  • Çalışma ortamları (madencilik, taşıma ve depolama, endüstri, hizmet sektörü),
  • Yöneylem araştırma teknikleri (Profesyonel ve iş etiği, kaza araştırma yöntemleri, mesleki maruziyet sınır değerleri, tehlike tanımlama, risk değerlendirme ve yönetimi, veri madenciliği)
  • Örnekleme, ölçme ve değerlendirme,
  • Tehlike kontrolü,
  • Çevre (hava kirliliği, tehlikeli atıklar)

3. Disiplinler Arası Çalışmanın Önemi:

İş Hijyeni Uzmanlığı olabildiğince geniş bir bilgi birikimi ve deneyim gerektirmektedir. Belli konularda sınırlı deneyime sahip olan “uzmanlar” bilerek ya da bilmeyerek birçok problemle karşı karşıya kalacaklardır. İş hijyeni hizmetleri tek bir kişinin hatta bazen tek bir ekibin yapabileceği bir iş değildir. Çeşitli mesleklerden uzmanların birlikte çalışarak yürütebilecekleri bir hizmettir.

Konuyu, acılarını halen yaşamakta olduğumuz ve şu anda bir çok maden işletmemizde var olan bir tehlike kaynağı üzerinden tartışmak istiyorum.

Ülkemiz madencilik sektöründe yaşanan kazalarda Avrupa’da birinci dünyada ise üçüncü sıradadır. Sadece bu verilere dayanarak bile, ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğumuz söylenebilir. Madenler doğal oluşumlar olduğu için, her maden işletmesinin kendine özgü jeolojik, tektonik, coğrafik özellikleri ve çevresel koşulları olabilmektedir. Bir rafineride veya demir-çelik fabrikasında söz konusu olan standart süreçler maden işletmelerinde geçerli olmayabilir. Bu nedenle maden işletmelerinin planlanması ve işletilmesi sırasında disiplinler arası bir çalışma yapılması gerekmektedir. Madenlerde iş hijyeni, işçi sağlığı ve iş güvenliği söz konusu olduğunda, süreçler bir bütün olarak değerlendirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uygun olmayan bir işletmenin ekonomik ve verimli olması mümkün değildir. Diğer taraftan madencilik prensiplerine uygun bir çalışma yapmadan da işçi sağlığını ve güvenliğini sağlamak mümkün değildir. Özet olarak madencilik sektöründeki iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenebilmesi için maden işletmesinin çok iyi planlanması, planlamaya esas tasarım parametrelerinin çalışma sırasında elde edilecek yeni verilerle güncellenmesi gerekmektedir.

Ne yazık ki ülkemizde, çoğunlukla gerçek anlamda bir planlama çalışması yapılmadan üretime geçilmektedir. Böylece iş sağlığı ve güvenliği açısından ciddi sılıntılar yaşanmakta ve iş kazaları ve meslek hastalıkları sıralamasındaki Avrupa ve Dünya şampiyonluklarımız kaçınılmaz olmaktadır.

Ülkemizde son yıllarda yoğun olarak yaşadığımız grizu facialarını bu açıdan incelediğimizde sonucun hiç de sürpriz olmadığı ortaya çıkar. Grizu facialarını önlemek için ocak havasındaki metan oranının tehlike sınırına gelmesini engellemek gerekir. Ancak kömür içerisindeki metan içeriği fazla olduğu durumlarda, havalandırma işlemleri nizami yapılsa dahi, grizu patlamasını önlemek son derece zordur. Bu durumda grizu riskinin kesin olarak ortadan kaldırılabilmesi için madende kazı işlemlerine başlanılmadan önce kömür içerisinde bulunan metan gazının boşaltılması (drenajı) gerekmektedir (Ünver, 2010). Dünyada kömür metan içeriğinin 10 m3/ton’dan fazla olduğu yataklarda, üretim öncesi metan drenajı yapılması uygulaması son derece yaygındır ve bu kömür havzalarında geçmişte yaşanılan grizu faciaları kesin olarak önlenmiştir. Yeraltı maden işletmelerinde grizu riskini ortadan kaldırabilmek için planlama aşamasından itibaren iş sağlığı ve güvenliği kaygıları öncelikle değerlendirilmeli ve maden mühendisleri ile diğer disiplinlerden mühendisler birlikte çalışarak metan drenajı işlemlerini yapmalıdır. Maden işletmesinde kazı ve üretim çalışmalarına başlandığında iş hijyenistleri tarafından maden havasındaki metan gazı ve kömür tozu konsantrasyonu düzenli olarak kontrol edilmelidir. Ayrıca, ölçüm sonuçlarından İş Güvenliği Mühendisi’ni de bilgilendirerek, ocak havasındaki metan gazı konsantrasyonunun tehlike sınırına yaklaşması önlenmelidir.

Kaynaklar:

British Occupational Hygiene Society, 2010, www.bosh.org

Türk Dil Kurumu, 2010, www.tdk.org.tr

Taşyürek, M., 2000, İş Hijyeni, TMMOB Kimya Mühendisleri Odası, Bursa Şubesi, Nisan Matbaacılık, Bursa

Ünver, B., 2010, Ülkemizde maden kazalarının, özellikle grizu facialarının önlenmesi üzerine görüşler, Madencilik Bülteni, Maden Mühendisleri Odası, 70-73